تبلیغات
آموزش زبان ترکی استانبولی/تعلم اللغة التركیة - ضرب المثل هایی که در آن کلمه دست به کار رفته همراه با معنی

آموزش زبان ترکی استانبولی/تعلم اللغة التركیة
 
آموزش گام به گام ترکی استانبولی در اینجا بهتر از همه جاروزهای شنبه ,دوشنبه و چهارشنبه با درسهای جدید این وب بروز رسانی میشود


 


http://www.yenimakale.com/resim/3/enguzelgalatasarayresimleri.jpg

***aç elini kora sokar
aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.

***ağanın eli tutulmaz
zengin olarak düşünülen kişiden anılmaya değer bir bağış beklenir.

***ağlamakla yâr ele girmez
kişi çok sevdiği şeye yalnızca özlemini çekmekle kavuşamaz, onu elde etmenin yollarını bulmalıdır.

***akarsuya inanma, eloğluna dayanma
akışı ne kadar yavaş olursa olsun akarsuya girmek tehlikelidir, eloğluna güvenmek de doğru değildir, insanı zarara sokabilir.

***alet işler, el övünür

bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.

***Allah sağ gözü (eli) sol göze (ele) muhtaç etmesin
Tanrı kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin.

***Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
Tanrı bir kimseyi zengin etmek isterse ona hiç umulmadık yerden mal ve para gelir.

***altın eli bıçak kesmez
1) varlıklı veya değerli kişilerin elini kimse bükemez; 2) herhangi bir işte usta olan her zorluğun üstesinden gelir.

***altın tutsa toprak olur (altına yapışsa elinde bakır kesilir)
giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir söz.

***atın varken yol tanı, ağan varken el tanı
el
de imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.

***az el aş kotarır, çok el iş kotarır
yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.

***az eli aşta gör, çok eli işte gör
yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.

***azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır
ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.

***babamın adı Hıdır, elimden gelen budur
gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.

***bey mi yaman, el mi yaman
baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

***beyde bulunmayan elde neler var
beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.

***bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar
bazı durumlarda yardımcısız iş yapılamayacağını anlatan bir söz.

***bir elin nesi var, iki elin sesi var
başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

***bir elin sesi çıkmaz
1) bir davanın bir kişi tarafından savunulması etkili ve yeterli değildir; 2) yardımlaşarak işler daha kolay başarılır.

***bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin duymasın (görmesin)
birine yaptığın iyiliği gizli tut.

***biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye
bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimizi başkaları değerli buldu.

***bizim gelin bizden kaçar, tutar ellere başını açar
bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına rahatça, içtenlikle yardım eder.

***bükemediğin eli öp başına ko
düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

***çalma elin kapısını, çalarlar kapını
kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

***çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz
her şeyin bir değeri vardır; yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır.

***çok el ya yağmaya ya yolmaya
çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.

***dağda gez belde gez, insafı elden bırakma
eşkıya dahi olsan insafı elden bırakma.

***davul birinin boynunda, tokmak bir başkasının elinde
sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor.

***dışı eli yakar, içi beni yakar
görünüşe aldanmamalı.

***dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur
kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez.

***dile gelen ele gelir
insanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler.

***el ağzına bakan, karısını tez boşar
kişi, özel hayatı ile ilgili ciddi konularda başkasının düşüncesiyle değil kendi düşünceleriyle karar vermelidir.

***el beğenmezse yer beğensin
çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

***el el ile, değirmen yel ile
insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.

***el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.

***el elden kalmaz, dil dilden kalmaz
bir kişi başkasına vurursa o da ona vurur, başkasına kötü söz söylerse diğeri de kendisine kötü söz söyler.

***el elden üstündür (ta arşa kadar)
bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir.

***el eli yıkar, iki el yüzü
bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.

***el elin aynasıdır
kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.

***el elin eşeğini türkü çağırarak arar
insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

***el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar
insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

***el elin nesine, gülerek gider yasına
bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir.

***el eliyle yılan tut, onu da yalan tut
kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

***el eliyle yılan tutan, yarısını yalan tutar
kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

***el eliyle yılan tutulur
kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

***el ermez, güç yetmez
bir iş karşısındaki güçsüzlüğü anlatmak için kullanılan bir söz.

***el için ağlayan gözden olur
başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır.

***el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer
başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.

***el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine
başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.

***el ile gelen düğün bayram
herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır.

***el kazanı ile aş kaynamaz
önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.

***el mi yaman bey mi yaman? el yaman!
baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.

***el öpmekle ağız aşınmaz
çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.

***el terazi, göz mizan
el
le tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

***el üstünde gömlek eskimez
eğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir.

***el vergisi, gönül sevgisi
bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.

***el yarası onulur, dil yarası onulmaz
silahla açılan el yarası çabukça iyi olur ama kötü sözle açılan gönül yarası kolay kolay kapanmaz.

***el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır
başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

***el yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu bozdoğan armudu sanır
başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

***elde bulunan beyde bulunmaz
beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.

***eldeki yara, yarasıza duvar deliği
bir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez.

***elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz
kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir.

***elden vefa, zehirden şifa
zehirden şifa beklenilmeyeceği gibi yabancılardan da yardım ve iyilik beklenmez.

***ele verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı
kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca verir.

***eli boşa “ağa uyur” derler; eli doluya “ağa buyur” derler
armağansız gelen kişiye yüz verilmez, armağanla gelen kişi ise güler yüzle ve saygı ile karşılanır.

***elin ağzı torba değil ki büzesin
başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

***elinle ver, ayağınla ara
ödünç aldığı şeyi geri vermeyi geciktiren veya vermeyenler için söylenen bir söz.

***göz terazi, el mizan
el
le tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

***harman yel ile, düğün el ile
her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.

***her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan
sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.

***içi beni yakar, dışı eli (seni) yakar
dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.

***iki el bir baş içindir
ancak kendi geçimini sağlayabilenler, başkalarına yardım edecek bir durumda değildir.

***iş anlatılıncaya kadar baş elden gider
kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur.

***iti an, taşı eline al (çomağı hazırla)
saldırgan biriyle karşılaşmas olasılığı bulunan kimse kavgaya hazır olmalıdır.

***iyilik et kele, övünsün ele
bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

***kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası
yolsuz ilişkiler kadınlar için hoş karşılanmadığı hâlde erkekler bu gibi ilişkilerden övünme payı çıkarırlar.

***kasım yüz elli, yaz belli
işin zor yanı atlatıldıktan sonra gerisi nasıl olsa gelir.

***kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu
sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar.

***kısmet ise gelir Hint’ten Yemen’den, kısmet değilse ne gelir elden
Tanrı bir şeyi size kısmet etmişse o mutlaka size gelir, kısmet etmemişse yapacak bir şey yoktur.

***koyunu yüze yetir, el onu bine yetirir
kimi insan, başkaları hakkında abartarak konuşmaya bayılır.

***kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz)
kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser; iş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.

***maşa varken elini ateşe sokma
başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.

***meramın elinden bir şey kurtulmaz
bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır.

***miras helal hele (ele) al demişler
miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.

***ne verirsen elinle o gider seninle
insanın bu dünyada yaptığı bir iyiliğin ahirette karşılığını göreceği düşünülür.

***ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş
bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.

***ölürse yer beğensin, ölmezse el beğensin
çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

***önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele
başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.

***sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz
çiftçilik yapan veya çalışan aç kalmaz.

***selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz
doğal yıkımlara karşı önlem alınır ama söyledikleri yalan yanlış olanı susturmaya kimsenin gücü yetmez.

***sofrada elini, mecliste dilini sakla
topluluk içinde kendini denetle, aşırı davranışlarda bulunmaktan kaçın, açgözlülük ve gevezelik etme.

***şahin küçük ama payını ele vermez
küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

***tek elin nesi var, iki elin sesi var
başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

***testi kırılsa da kulpu elde kalır
zarar da etse varlıklı bir kimse büsbütün yoksul kalmaz.

***tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç
çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.

***tilki tilkiliğini anlatıncaya kadar post elden gider
bir gerçeği anlatıncaya kadar çoğu kez başa gelmedik şey kalmaz.

***uğruluğa gitsen, insafı elden koma
kötülüğün bile sınırı vardır.

***var eli titremez
varlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.

***var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi
varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.

***veren el, alandan üstündür
yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

***veren eli herkes öper
yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

***yad elde beylik sürmeden, yurtta züğürt gezme yeğdir
gurbete düşmüş bir insan, ne denli varlık içinde bir yaşam sürüyor olsa da doğup büyüdüğü yeri arar.

***yılana yumuşak diye el sunma
kişi, yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı, daima tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir.





.: Weblog Themes By Pichak :.


تمامی حقوق این وبلاگ برای سایت آموزش ترکی استانبولی محفوظ است و کپی برداری ممنوع میباشد طراحی : پیچک